7 gün 24 saat açık

Türkçe
Batıkent Karanfil Veteriner Kliniği0312 222 28 38
AraWhatsAppYol tarifi

Üreme ve kısırlaştırmaCerrahiDavranış

Kedi ve köpek kısırlaştırma: bilinen beş yanlış, öncesi ve sonrası


Kısırlaştırma kaç aylıkken yapılır, hayvanı saldırganlaştırır mı, kilo aldırır mı, ameliyat öncesinde ve sonrasında ne yapılır. Sık sorulanlar ve yaygın yanlışlar.

Kısırlaştırma: öncesi ve sonrası
  1. 8-12 saat önce

    Katı gıda kesilir

    Su ameliyattan birkaç saat öncesine kadar verilir. Yavru ve şeker hastalarında süre farklıdır.

  2. Ameliyat günü

    Muayene ve narkoz

    Öncesinde muayene, gerekiyorsa kan tetkiki. Nabız, solunum, oksijen ve sıcaklık boyunca izlenir.

  3. Aynı gün

    Eve dönüş

    Hayvan aynı gün ya da bir gece kaldıktan sonra evine gider. Ağrı yönetimi yapılır.

  4. İlk 10 gün

    Yalatmayın, zıplatmayın

    Elizabeth tasması ya da vücut giysisi şart. Zıplama ve merdiven on gün kısıtlanır. İlk gün küçük porsiyon.

  5. 10-14 gün

    Dikiş alımı

    Kontrol ve dikişlerin alınması. Açılma, şişme, akıntı ya da 24 saati aşan iştahsızlıkta beklemeden arayın.

Kısırlaştırma, kedi ve köpeklerde en sık yapılan planlı operasyondur. Aynı zamanda hakkında en çok yanlış bilinen konudur. Aşağıda kliniğimizde en sık sorulan beş soruyu ve ameliyatın öncesiyle sonrasında olan biteni topladık.

1. Ergenliğe girmeden yapılabilir mi

Yapılabilir. Güncel yaklaşım, kedi ve köpeklerde beş ile sekiz ay arasını uygun bir aralık olarak kabul eder. Hayvanın ilk kızgınlığı geçirmesini beklemek gerekmez.

Erken yaşta yapılan operasyon teknik olarak da daha kolaydır: damarlar daha ince, karın içi yağ dokusu daha azdır, dolayısıyla operasyon daha kısa sürer ve doku daha az örselenir. Genç hayvanlarda yara iyileşmesi de daha hızlıdır.

Kesin yaş her hayvan için aynı değildir. Dev ırk köpeklerde iskelet gelişimi tamamlanana kadar beklemek tercih edilebilir. Karar, hayvanın ırkına, gelişimine ve sağlık durumuna bakılarak verilir.

2. Ameliyattan sonra saldırganlaşır mı

Hayır. Bu, en sık duyduğumuz yanlıştır ve genellikle tersi olur.

Beş ile sekiz ay arasında hayvanlar ergenliğe girer ve bu dönemde davranışı büyük ölçüde hormonlar yönetir: evden kaçma, sürekli seslenme, idrarla yer işaretleme, kavga, kontrolsüz üreme. Erkek kedilerde etrafa işeme ve kavgacılık, kısırlaştırılmadığı sürece çoğu zaman sürer.

Kısırlaştırılan hayvanlarda bu hormon kaynaklı davranışlar azalır. Sakinleşme ve eğitime yatkınlık artar. Korkuya bağlı saldırganlık ise ayrı bir konudur ve kısırlaştırmayla ilgisi yoktur; onun için davranış değerlendirmesi gerekir.

3. İleride sorun çıkarır mı

Bilinmesi gereken gerçek bir etki var: kısırlaştırılan hayvanın enerji ihtiyacı belirgin biçimde düşer. Mama aynı kalırsa hayvan kilo alır. Fazla kilo da eklem sorunlarını, şeker hastalığını ve idrar yolu sorunlarını hazırlar.

Çözümü basittir: operasyondan sonra kısırlaştırılmış hayvanlar için üretilmiş mamaya geçilir ve porsiyon ayarlanır. Kilo, kısırlaştırmanın kaçınılmaz sonucu değil, beslenmenin ayarlanmamasının sonucudur.

Buna karşılık kısırlaştırma, dişilerde meme tümörü ve rahim iltihabı (piyometra) riskini, erkeklerde prostat sorunlarını ve testis tümörlerini belirgin biçimde azaltır. Piyometra, kısırlaştırılmamış yaşlı dişilerde sık görülen ve acil ameliyat gerektiren bir tablodur.

4. En ucuz yapan yeri seçmek mantıklı mı

Bir kısırlaştırmanın ucuz olması, güvenli olduğu anlamına gelmez. Aradaki fark genellikle operasyonun kendisinde değil, çevresindeki adımlardadır.

Usulüne uygun bir kısırlaştırmada şunlar bulunur:

  • Ameliyat öncesi genel muayene
  • Kan sayımı ve gerektiğinde biyokimya, yani karaciğer ve böbreklerin anesteziyi kaldırabildiğinin görülmesi
  • Hayvanın kilosuna ve durumuna göre hesaplanmış anestezi
  • Ameliyat boyunca kalp atımı, solunum, oksijen doygunluğu ve vücut sıcaklığının izlenmesi
  • Ameliyat sonrası ağrı yönetimi
  • Taburcu sonrası kontrol ve dikiş alımı

Fiyatı sormak doğaldır. Sorulması gereken ikinci soru, fiyatın neyi kapsadığıdır.

5. Kısırlaştırılan hayvan depresyona girer mi

Hayvanlar üremeyi bir yaşam amacı olarak kurgulamaz; üreme davranışı hormonlarla tetiklenen bir dürtüdür. Hormon kaynağı ortadan kalktığında hayvan bir kaybın yasını tutmaz.

Ameliyattan sonraki ilk bir iki gün görülen durgunluk depresyon değildir; anestezinin ve ameliyatın etkisidir ve geçer. Durgunluk iki günden uzun sürüyorsa ya da yanında iştahsızlık, kusma veya ateş varsa bu normal seyir değildir, arayın.

Ameliyat öncesinde

Hayvanın o gün sağlıklı olması gerekir. Aşıları tamamlanmamışsa ya da parazit uygulaması yapılmamışsa operasyon genellikle ertelenir.

Erişkin hayvanlarda ameliyattan önce 8 ila 12 saat katı gıda kesilir; su ameliyattan birkaç saat öncesine kadar verilir. Yavrularda ve şeker hastalarında bu süre farklıdır, size ayrıca bildirilir.

Kediyi kapalı bir taşıma kabında, köpeği tasmalı getirin. Dişi hayvan kızgınlık dönemindeyse operasyondan önce bunu mutlaka söyleyin: bu dönemde dokular daha kanamalıdır ve operasyon ertelenebilir.

Ameliyat sonrasında

Hayvan aynı gün ya da bir gece kliniğimizde kaldıktan sonra taburcu edilir. Eve gittiğinde:

  • Dikişleri yalamasını engelleyin. Elizabeth tasması ya da vücut giysisi kullanılır; yalanan dikiş açılır ve enfeksiyon kapar.
  • İlk gün küçük porsiyonlarla besleyin. Anesteziden sonra büyük öğün kusmaya yol açabilir.
  • Zıplama ve merdiven gibi zorlayıcı hareketleri on gün kadar kısıtlayın.
  • Yarayı günde bir kez kontrol edin.
  • Dikişler genellikle 10 ila 14 gün sonra alınır.

Şu durumlarda beklemeden arayın: dikiş yerinde açılma, şişme ya da akıntı, tekrarlayan kusma, 24 saatten uzun süren iştahsızlık, halsizlik ya da ateş.